Şehir Seç

Sağlık

 Suyun Vücudumuzdaki Fonksiyonları
Su diğer içeceklerle karşılaştırıldığında, belki de en ucuz ve en sık bulunan içecek olduğu için, bizler suyun muazzam önemini unutuyoruz. Su insan vücudunun işlev görmesi için gereklidir. Su; yaşantımızda, sindirim, vücut ısısını korumak, nefes alabilmemiz için havada ki elementleri ayrıştırmak, vücudumuzda ki toksin ve zararlı maddeleri atmak ve bunun gibi birçok konuda bizim bildiğimizden çok daha önemli rol oynamaktadır.
  Vücudumuz Her Gün Ne Kadar Suya İhtiyaç Duyar?
Dünya sağlık örgütü (WHO), yetişkinlerde günde 2 Litresu tüketilmeisni önermektedir. 10 kg aşmış çocuklarda günlük 1 lt tüketilmesini tavsiye etmektedir.
  Dünya Sağlık Örgütünün Tavsiye Ettiği 2 LT
Vücudumuzda ki suyun sürekli yenilenmesi gerekmektedir. Ortalama, vücudumuz her gün 600 ml suyu solunum için, 500 ml suyu cildimiz için ve 1400 ml kadar suyu idrar yoluyla kaybetmektedir. Hayatımızda her gün yaklaşık 2500 ml suya ihtiyaç duyarız. Bu ihtiyacın 500 ml kadarını yiyeceklerden sağlarsak geriye kalan 2000 ml’yi ancak su içerek tamamlayabiliriz.
  Su Kaybının Belirtileri Nelerdir?
Yiyecek olmadan birkaç hafta yaşayabilmemize rağmen, su olmadan ancak birkaç gün yaşayabiliriz.
İnsan vücudunda ki su oranı şu oranlara kadar düşerse;
%1 → İnsanlar susayacaktır.
%2 → Verimlilik düşecektir.
%4 → İnsanlar kendilerini yorgun, karmaşık ve çaresiz hisseder, ayrıca strese karşı dirençte zayıflama görülür ve mide bulantıları yaşanır.
%20 → İnsanlar ölebilir.
  Peki, Biz Gerçekten Her Gün Neler İçiyoruz?
Vücudumuzda ki suyun muhafazası için hangi içecek en uygundur? Çoğu içecek vücudumuza suyu
depolamamaktadır. Bazıları su kaybına bile sebebiyet verir.
Alkol
Karbon İçerikli Sıvılar
Çay
Kahve
→ Alkol su kaybına yol açar.
→ Çoğu karbon içerikli sıvılar kafein, şeker ve ek maddeler içermektedir.
→ Çayın içindeki tein su kaybına yol açabilir.

→ Kahve çeşitleri çok idrara çıkılmasına sebep olmaktadır.
idrara çıkmak sadece su kaybına yol açmamakla beraber, aynı zamanda magnezyum gibi minerallerin vücudumuzdan çekilmesine de yol açar.
  Klor, Kanser ve Kalp Hastalıkları
1800’lü yılların sonlarında başlayan içme sularına klor katma işlemi bir süre sonra su iyileştirme uygulamalarında standart hale geldi.
  İçme Suyunda bulunabilecek kurşun çocuklar için 1 numaralı sağlık tehdididir.
Musluk suyunda klordan sonra en çok rastlanan madde kurşundur. İçme suyuna karışan kurşunun sebebi musluğunuzla ana deponuz arasında ki bağlantılar olduğundan merkezi arıtma söz konusu değildir. İçtiğimiz suya karışan kurşunun çoğu lehim yerlerinden, kurşun borulardan, pirinç sıhhi tesisat parçalarından karışır.
EPA (Environmental Protection Agency – USA) verdiği karar ile içme suyunun küçük çocuklar için emniyetli sayılabilmesi için içinde bulunabilecek kurşun miktarının bir alt seviyesinin olamayacağını belirtmiştir. Bu karar göre içme suyu hiç kurşun içermemelidir.
Kurşun düşük oranlarda olsa dahi çocuklarda öğrenme ve davranış bozukluklarına, zekâ geriliğine, hipertansiyon ve düşük konsantrasyona sebebiyet vermektedir.
Kurşun yalnızca çocukları değil yetişkinlere de zarar veriyor. Sudan kaynaklanan kurşun herkesi kalıcı yolla etkilemekte. Uzun süre kalıcı olacak şekilde bu toksit metal vücutta öncelikle kemik ve dişlerde birikir.
Vücudun elektrik ve sinir sistemi üzerinde kurşun çok zarar verici belirtiler gösterir. Kurşunun içme suyuna karışarak oluşturduğu kirlilikten tamamen korunmamız mümkün. Özellikle çocukları sakatlayan etkilere sebep olan kurşunun suyumuza karışmasını, basit bir uygulamayla içme suyumuzu kullanma aşamasında filtreleyerek engelleyebiliriz.
  Waterlife Suya Sağlık Katıyor
→ Vücudumuzun %70’i sudur. Bu sistem içinde, kalbimizin %75’i, kanımızın %82’si, beynimizin %83’ü akciğerlerimizin %86’sı ve vücudumuzdaki 100 trilyon hücrenin protoplazmasının %90’ı sudur. Böylesine önemli bir varlığın vücudunuza en sağlıklı şekilde ulaşmasını sağlar.
→ Su en iyi eritgendir. Alınan gıdaların kullanılması için su ile eritilmesi gerekir. Vücudunuza giren gıdaların yeterli şekilde eritilmesi ile, sizi ve sevdiklerinizi obezite (şişmanlık), diabet (şeker hastalığı), hipertansiyon (yüksek tansiyon) ve böbrek yetmezliği gibi ölümcül hastalıklara yakalanmaktan korur.
→ Vücudunuzdaki su oranı %2 azalırsa, vücut performansınız %20 azalır. Vücudunuzdaki su oranının %11’i bulması ölüme neden olur. Waterlife size sağlıklı ve lezzetli içme suyu sağlar ve performansınızı en verimli seviyede tutar.
→ Suyunuz sistemin kapalı kasa olmasından dolayı güneş ışığına maruz kalmayacağı için mikrobiyolojik üreme söz konusu değildir.
→ Sizi ve sevdiklerinizi, plastik şişelerden kaynaklanan, savaşlarda yaygın olarak kullanılan zehirli gaz (fosgen), karaciğer hastalıklarına neden olan zararlı kimyasal (Bisfenol A) ve taşıma ve dolum sırasında oluşabilecek olan bakteriyolojik oluşumdan korur.
→ Dünya Sağlık Örgütü (WHO) raporunda sağlıksız su içimi, insan sağlığını tehdit eden faktörler arasında 6. sırada yer almaktadır. Suyunuzu kendiniz üreterek sağlığınızı riske atmazsınız.
→ Arıtılmış suyun mineral dengesinde, remineralizasyon filtresi kullanıldığı için herhangi bir değişiklik olmaz.
→ Suyunuzdaki kötü koku, tat ve lezzet ile, kloru giderir. Lezzetli, berrak, kaliteli ve içimi hoş, mikroplarından arındırılmış su içmenizi sağlar.
→ Bünyesindeki arıtılmış su deposu sayesinde her an taze suya ulaşabilmenizi sağlar.
→ Arıtılmış su tamamen “TS 266 – İnsani Tüketim Amaçlı Sular Yönetmeliği”nde belirtilen içme suyu değerlerini sağlar.
→ Tam otomatik olarak çalıştığı için hiçbir şekilde insan müdahalesine gerek kalmaz.
→ Bünyesindeki filtrasyon sistemi ile tamamen fiziksel arıtma yapılmaktadır. Dolayısıyla suyun kimyasal yapısında herhangi bir değişim olmaz.
  Fosgen Tehlikesi
Damacanaların ham maddesinden kaynaklanan kimyasal kirliliğin risk faktörü olduğunu belirten Prof. Dr. Peker, damacana ham maddesi olarak kullanılan kimyasallardan ´´fosgen´´ adında oldukça zehirli ve savaşlarda kullanılan kimyasal bir gazın ortaya çıktığını söyledi.
Peker, bu zehirli kimyasalın yüzeyi yıpranmış ve uzun süre içinde su bekletilen damacanalardan sulara karışabileceğine dikkati çekerek, yıpranmamış ve aşınmamış damacanaların satın alınması, bunların yaklaşık 50 kullanımdan sonra imha edilmesi gerektiğini bildirdi.
Üçüncü risk faktörünün ise üreticilerin sağlıksız koşullarda su üretmesinden kaynaklandığını belirten Prof. Dr. İbrahim Peker, şöyle konuştu:
´´Piyasada satılan damacana sularının bazıları işlenmiş sulardan, bazıları ise doğal memba sularından oluşmaktadır. Memba sularının damacanalara doldurulma sırasında oluşabilecek hijyenik olmayan koşullar bakteriyolojik kirliliğe sebep olacaktır. Ayrıca, suların hangi şartlarda işlendiği ve ne gibi koşullarda depolanıp son kullanıcıya iletildiği de tartışmalı bir durumdur.´´
  Bakteri
Hava ile temas eden tüm yüzeylerde, kısa sürede bakteri üremesi söz konusu olabilmektedir. WATERLIFE su arıtma sistemli sebillerimiz, kapalı devre sistem mantığı ile çalışmakta olup, cihaz içinde bakteri üremesi söz konusu değildir.
 
Teknik servis ekibimizin her ay, ayda bir defa yapacakları ziyareti sırasında kullanacakları, gıdaya uygunluk sertifikası bulunan temizlik maddeleri ile cihazlarınızın bakım ve temizliğini yapması sonucu olası tüm kirlilik giderilmiş olacaktır. Bu temizlik sırasın da cihazın içinde ve cihaza gelen hatlarda oluşabilecek olası bakteri birikmesinin önüne geçilmiş olacaktır. Bu sayede arıtılmış suyunuz güvenle sizlere ulaşacaktır.


WaterlifeTR Hakkında

WaterlifeTR size lokasyon bilgileriyle Libelle ve Waterlife su arıtma ve temizlik robotu şubelerini, bayilerini, bölge müdürlüklerini, şehir arsenik oranlarını ve su & su arıtma hakkında bilmek istediğiniz herşeyi sizlere sunar.

Son Haberler